gece ruh pes edip bedenin nedametine esir düşende, güneşle doğacak bir yorgunluk başlangıcı oluyor bütün bitmesi/nistenmeyenler.
uzun zamanlarımı kaybettikten sonra açtığım; dünyalara upuzak gözlerimi, ovulmuş bir mermer/ncanlılığın da seviyorum...
tersine gitmeye hazırlanıyor bütün varlıklar, bende mükemmel bir/ndoğuş var; dengini arıyor içimdeki düşman, en büyük iyiliği arıyor; yetmiyor yaşadıklarım,/nölü geçirdiğim, unutulmuş rüyalarımın affına.
bir bardak çay misali gün boyunca tadını/nkaçırmaya meyilli tutuyorum o umudu içimde: beni insanın en anlamsız noktasına; hiçliğin hiçbir şey/nolduğu bir yere misafir ediyor. pek pişkin görünmeye başlıyorum, başlıyorum ve ben kendimi artık bir kavram olarak,/nbütün her şeye bölünebilen, tanrıya şart koşulabilen bir tabu olarak görmeyi seviyor, yeşermek derdin de olan/ndertlerle bir koşuyorum günün ızdırabına.
ve bu başlangıcın nicelerini yaşadıktan sonra,/nezilişten gelen yüksek balkıyla; güneşin kızgın kemerini boynuma dolayıp, uzayın derin/nkaranlığına asılmak istiyor, tersinen alev topuna özeniyorum.