kendinizi tanıyor musunuz?
renginizi? dilinizi? ıstediklerinizi?
mırıldandığınız/nkulağınızı tırmalayan o saçma şeyleri?
dünyanın bedeninize uyguladığı basıncın/nfarkına vardınız mı peki ?
benim umursamadığım sorulardan bir kaçıdır bunlar./nsıyrılıp kendimizi bulduğumuz ufak mutlulukları paylaşacağımız favori mutluluk kaynağı müziğe/nodaklayalım kendimizi
misal...
yukarıda sorduğum sorular,
bu biraz psikolojik soruya benzese de aslında çok masumca/nsorulmuş bir soru, sabah gözlerinizi açtığınız da yatağınızda sere serpe uzanırken hayatın size/nverdiği sesleri dikkatle dinlediğiniz de içinizi kıpır kıpır yapan bir şey olmalı...
hala yok mu ?
peki/naracınıza binerken kapıyı açmadan kafanızı kaldırıp gözlerinizi gökyüzünün/nuçsuz derinliğine diktiğiniz de renkleri, ritimleri dinledikten sonra bugün yine çok güzel bir gün dedirten bu hissi bedeninize/ntattırdınız mı ?
o da mı yok...!!!
peki...
duyduğumuz hissettiğimiz ritimlerin kendini tekrar ettiğini ve bunu/ntatminsizlik ve mutsuzluk olduğunu mu düşünüyorsunuz?
o zaman yaşanmamış duyguları, hissetmediğiniz, fark/netmediğiniz her ne varsa bunların farkına varabileceğiniz bir ritim öneriyorum bunu çoğunuz duydunuz ama fark etmediniz/ncoğrafî olarak bize uzak olduğu ortada ruhumuzun derinliklerine işleyen bu mükemmel soundu afrika kökenli amerikalı o/nçılgın insanların anladığını, funk türünü sizinle paylaşıyorum...
kısa zaman/nönce aramızdan ayrılan james brown anısına funk türünü anlatmaya çalışacağım.
kendi/nyorumlarınızı katar ve favori sanatçılarınızı paylaşırsanız sevinirim.
ılk olarak/nafrika kökenli amerikalı sanatçılar tarafından yapılmıştır.
muhteşem ritimlere sahip, soul'dan/ntüremiş siyah müziği.
dinlerken yerinizde durmaya çalışmanız, ritim tutmamanız ya da
vücudunuzun herhangi/nbir yerinizi oynatmamanız sonuç vermeyecektir.
funk şarkılarında, popüler müzikte kullanılan majör ya da/nnatürel minör modlarının aksine, tipik olarak akorlara dorian ve mixolydian modları uygulanmıştır. bu modların/nblues skalasıyla karıştırılmasıyla, melodik içerik türetilmiş olur.
1970li yıllarda altın/ndönemini yaşayan funk "katıksız" olmamakla birlikte daima müziğin içinde bir yerlerdeydi.
80ler ve 90larda/ngelişen teknolojiyle birlikte funk'ın türevleri de arttı.
80lerin elektro funk örneklerinden sonra, özellikle 90larda house/nmüziğin revaçta olmasıyla birlikte
70'li yılların funk sounduna ithafen yeniden yapılandırılmış/nşarkılar ortaya çıktı.
tüm bunlara rağmen hiç bir türevi funk'ın canlı enstrümanlar ve/nmuhteşem funk davulu ritminin verdiği tadı vermemektedir.
bas ritimlerinin ağırlıklı olduğu funk davul ritimlerinin/nkatkısıyla bir nevi
70lerin harika ve neşeli disco şarkılarını ortaya koyuyordu
james brown,sly & the family/nstone ve george clinton & parliament-funkadelic kool & the gang ile en başarılı çalışmalarını ortaya koyan/ntür günümüze kadar birçok türevi içinde harmanlamıştır.
tüm müzik dalları içinde/ncanlı performanslarıyla en fazla dikkati çeken tür olarak sayabileceğimiz funk'ın dünya üzerindeki en iyi müzik/ntarzı olarak nitelendire bilirim.
örneğin,
get up (i feel like being a sex machine) part i - james brown
kiss- prince
aslına/nbakarsanız,
cümleleri, anlatımları pla...pla...pla konuşmaları bir kenara bırakın ve dinledikten sonra ne demek/nistediğimi anlayacaksınız.
ragıp solakoğlu